Sizin Aldığınız Eğitim de Tam Olarak Öyle ya da En Azından Tavrınız Bunu Gösteriyor // Çeviri

Lise çağında bir çocuk kollarını kovuşturmuş üzgün bir şekilde bakıyor. Kenarlardan ona doğru hesap sorar gibi uzanan dört ayrı el var.
Lise çağında bir çocuk kollarını kovuşturmuş üzgün bir şekilde bakıyor. Kenarlardan ona doğru hesap sorar gibi uzanan dört ayrı el var.
Monstera adlı kişinin Pexels‘daki fotoğrafı

Yeni bir gün ve neden kendi UDA’larının öyle olmadığı hakkında türlü türlü gerekçeler sayarak konuşan yeni bir ebeveyn. 

Bu başlı başına bir problem ama mesele şu ki, böyle bir şey yapmaları dahi bana onların aldıkları UDA’nın da aynen öyle olduğunu kanıtlamış oldu. Çocukları zorla yere yapıştırma şeklinde olmasa dahi benimsedikleri tutum ile. 

Peki neden?

Çünkü bu konuşma otistik bir insan “bana gelip neden sizin UDA’nızın öyle olduğunu anlatmayın ve UDA’yı savunmadan önce gidip BEN Kitabı1‘nı okuyun” dedikten hemen sonra gerçekleşti. Burada sert bir kişisel sınır sunuluyor. Ve ebeveynler bu sınırı aşarak çok fazla şey anlatmış oluyorlar.

Örneğin, otistik insanların kişisel sınırlara sahip olma haklarının olmadığını söylüyorlar. Davranışlar konuşur millet ve davranışlarınızın söylediği şey bu. Davranışlarınız, söylemek istediğiniz şeyi söylemenin, karşı tarafın kendisini korumak için çektiği bir sınırı ihlal etmekten çok daha önemli olduğunu düşündüğünüzü söylüyor. 

Komik olan şu ki: Bu tutum tam da UDA bazlı terapilerin tutumu. Otistiklerin sınırları olmasına izin verilmez. Nörotipikler istediklerini alırlar ve otistiklerin isteklerinin veya ihtiyaçlarının cehenneme kadar yolu var. Sonuçta önemli olan bu durumda “gerçek insan”ın ne istediği. Hayır, kendini korumak için basit bir sınır çizemezsin, çünkü “gerçek insan” seni görmezden gelir. Bu onlara rahatsızlık vermektedir. Bu onların hoşuna gitmez.

Bana söylememeniz gereken şeylerden konu açılmışken: “Eğer çocuğum bana isteklerini söylese saygı duyardım” demeyi bırakın. Bu söylediğiniz b*ktan bir saçmalık ve hepimiz bunu biliyoruz. Bir yetişkinin açıkça kelimelerle ifade ettiği sert ve direkt sınırlara saygı duymuyorsunuz. Ve sizin bir çocuğun sınırlarına saygı duyacağınıza inanmamı mı bekliyorsunuz, öyle mi? Hayır canım hayır. Benim aklım başımda. Sizler otistik insanların ihtiyaçlarının kendi istekleriniz, rahatınız ve arzularınızdan daha önemsiz olduğunu içselleştirmiş kişilersiniz ve çocuklara, engelli olmasalar bile, daha az değer verilen bir toplumda yaşıyorsunuz. 

Yani evet. Büyük ihtimalle sizin aldığınız eğitim de tam olarak öyle. Eğer öyle olmasaydı size benimle bu konuşmayı yapmanın şartlarını söylediğimde beni dinlerdiniz. Çocuğunuzun kendinize gelmenize ihtiyacı var. Hemen şimdi. Büyük ihtimalle birkaç yıl önce de vardı. Çocuklarınızın sınırlarını görmeniz gerekiyor, ve benim sınırlarımı da görmeniz gerekiyor. 

Size hiçbir şey borçlu değiliz. Sizin çocuklarınız için bu işi yapıyoruz. Onları bizim kırıldığımız kadar kötü şekilde kırmayın. Onların sınırlarını görün ve diğer insanları da bunu yapmaya zorlayın.

Tutumunuzu düzeltin. 

[1] Ole Ivar Lovaas – Ben Kitabı/Gelişimsel Yetersizliği Olan Çocuklara Öğretme Rehberi

Orijinal metin: http://timetolisten.blogspot.com/2017/03/your-therapy-likely-is-like-that-or-at.html?m=1

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.