Otistik Üniversite Öğrencileri İçin Öz-savunuculuk Rehberi

Bir iskelet maketi, dizüstü bilgisayarın ekranını başına kapatmış halde masada duruyor. Masanın üstü dağınık; kırık kalemler, not defterleri, açık kitaplar ve buruşturulmuş kağıtlarla dolu. Bir defterin sayfasında kırmızı harflerle “S.O.S.” yazıyor. Laptopun üzerinde renkli yapışkan notlar var.

Zamanında üniversite kazanmış, erişilebilirlik sorunları yüzünden dondurmayı düşünmüş, üniversiteden tamamen vazgeçmişken elde edebildiğim erişilebilirlik sayesinde mezun olabilen bir otistik olarak size kısa olarak kendinizi üniversitede nasıl savunabileceğinizi yazmak istedim. Şahsen az biraz da olsa erişilebilir bir ortam kendime yaratmadan önce üniversiteyi bitirmekten de diploma almaktan da vazgeçmiştim. “Herkes üniversite okumak zorunda değil.” demişti bir arkadaşım ve her şeyi bırakmaya hazırdım. O dönem pandemi ile gelişen online eğitim benim için büyük bir destekti. Lakin o noktaya gelmeden önce kendi savunuculuğunuzu yaparak edinebileceğiniz hakları konuşacağız.

İlk olarak otistik öğrenci olarak, engelli raporunuz varsa başvurmanız gereken ilk yer okulun engeli birimi. Türkiye’de nöroçeşitliler için erişilebilirlik yaygın olmadığından dolayı büyük bir ihtimalle engelli birimi sizinle ne yapacağını bilemeyecek. Sadece gözlemlediğim üzere bazı üniversitelerde DEHB üzerine erişilebilirlik maddeleri bulunuyor. Bu maddeler sınavda ek süre ve ek sınıf olmak ile kısıtlı olsa da çok değerli. Engelli birimine sözel olarak başvurmanız mümkün değilse, e-posta adreslerinden kendinizi tanıtarak destek ihtiyaçlarınız için bir istekte bulunabilirsiniz. Alakalı e-postayı nasıl yazacağınızdan emin değilseniz buraya tıklayarak otistikler için e-posta yazma rehberine ulaşabilirsiniz.

İstekte bulunmadan önce her üniversitenin bir adet engelli öğrenci eğitim ve sınav yönetmeliği olur. Bu yönetmelik içerisinde engelli öğrenci olarak engelinize göre edinebileceğiniz destek ve yardımlar bulunur. Yukarıda verdiğim DEHB örneği gibi bir çok engele yönelik örneklerle dolu bir doküman. Bu doküman içerisinde sizin engel grubunuza dahil olmasa da işinize yarayacağını düşündüğünüz bir destek varsa bunları söylemekten çekinmeyin. Sizin destek ihtiyacınızı karşılayacak ama yönetmelikte bulunmayan durumlar için de engelli biriminden yardım isteyebilirsiniz. Örnek verecek olursam, eğer ki ışığa karşı aşırı hassasiyetiniz varsa ve derslerde, sınavlarda sorun yaşıyorsanız engelli birimiyle konuşup bu durumlarda güneş gözlüğü takmak için izin isteyebilirsiniz. Alınan izninin devamında hocalarınıza ve sınav gözetmenlerine engelli birimi tarafından haber verilir ve sorun yaşamadan gözlüklerinizi takabilirsiniz. Benzer bir senaryo olarak ben ses engelleyici kulaklık (elektronik olmayan versiyonlarından – poligon kulaklığı, inşaat kulaklığı olarak geçer internette) izni almıştım sese karşı hassasiyetimden ötürü. 

Peki bu iş cidden bu kadar kolay mı? Değil. O izni almak için birim ile dekanlık arasında gidip gelmem çokça gerekti. O dönem engelli raporumun yeni süresi dolmuştu, bu da sorun oluşturdu. Maalesef sizin de bildiğiniz üzere bu tarz durumlarda siz kendinizi savunmadıkça hiçbir şey olması gerektiği gibi olmuyor. Engelli birimi sizi dinlemeyebilir, yardımda bulunamayız diyerek kesip atabilir.

Eğer engelli biriminden hiçbir şekilde verim alamıyorsanız, iletişim kuramıyor ve yardım edilmiyorsa benim yaptığım aksiyon danışman hocama söylemek olmuştu. Gidip kendisine durumu açıklayan ve ihtiyaçlarımı listeleyen bir mail ilettim, birimin yardımcı olmadığını belirttim. O da bölüm sekreterliğine iletti, sekreterlikten dekana gitti. Bu süreçte kendime zibilyon farklı şekilde engelli demeden engelli dendiğini duydum, ilginç bir deneyimdi. Ama dekan olur takabilirsin kulaklığı dedi. Onun demesi de yetti zaten, hocalara ve gözetmenlere haber verildi ve ben kulaklığımı takabilmeye başladım. 

O yüzden engelli biriminizden fayda göremezseniz muhakkak danışman hocanıza, yoksa güvendiğiniz bir hocanıza danışmaktan çekinmeyin. Özellikle danışman hocanız bu tarz durumlar için de var. 

Engelli birimine geri gelecek olursak, yönetmelikte olan bir desteği size rapor beyanınıza rağmen sağlamıyorlarsa, CİMER’e şikayette de bulunabilirsiniz. Üniversiteler CİMER şikayetlerini çok ciddiye alıyorlar, o zamana kadar birimle aranızda geçen konuşmaları ve mailleri şikayetinizle beraber yollamaktan çekinmeyin. Hakkınız olanı aramaktan çekinmenize gerek yok, asıl yapmayanlar düşünmeli.

Son bir nokta olarak, raporunuz yoksa ne yapacaksınız? Bu konuda bir deneyimim olmadığı için direkt yukarıdaki gibi net bilgi veremiyorum. Ama bir doktorunuz varsa doktorunuzdan tanınızla ilgili bir kağıt alıp engelli biriminde şansınızı deneyebilirsiniz, olmazsa danışman hocanıza sormak yine iyi bir fikir olabilir. Türkiye’de öz tanı beyanı geçerli gözükmediği için bu tarz bir kağıda erişiminiz yoksa ne yapabilirsiniz bilmiyorum. 

Lakin yukarıda bahsettiğim genel süreç tüm nöroçeşitlilikler için kullanılabilir. Ne gibi erişilebilirlik aradığınızdan emin değilseniz yurtdışı örneklerine bakmanızı tavsiye ederim. Benim böyle bir destek ihtiyacım var ama nasıl bir destek işimi çözerden emin değilseniz özellikle yurtdışındaki aktivistlerin önerilerini, yurtdışındaki okulların engelli öğrenci sayfalarını ziyaret etmek kafanızda bir şey oluşması için yardımcı oluyor. 

Umarım yazıya dökmeye çalıştığım deneyimim işinize yarar. Daha bu konuda gidilecek çok yol var ama o seviyeye gelene kadar hakkınızı savunmaya çekinmeyin. Otistik öğrenciler de okuyabilmeli, bizler de üniversitelerde varız ve olacağız.

Bir yorum ekleyin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkında yorum “Otistik Üniversite Öğrencileri İçin Öz-savunuculuk Rehberi”