Özel eğitim çocuğunuza zarar veriyor olabilir mi?

Kırmızı renkli bir kütüphanenin önünde büyük yuvarlak gözlükleri olan bir çocuk oturuyor
Kırmızı renkli bir kütüphanenin önünde büyük yuvarlak gözlükleri olan bir çocuk oturuyor
Pixabay adlı kişinin Pexels‘daki fotoğrafı

Özel eğitim birçok engelli çocuğa ciddi fayda sağlayan ve hayatını olumlu şekilde etkileyen bir süreç. Fakat birçok zaman verilen özel eğitim şekli çocuğa uygun olmadığı için veya özel eğitimi veren kişilerin ve kurumların yaptıkları belirli hatalar yüzünden özel eğitim zararlı bir süreç haline gelebiliyor. Daha önceden özel eğitim hakkında hiç düşünmek zorunda kalmamış kişiler için özel eğitimdeki hangi unsurların kötüye işaret olabileceğini anlamak zor olabilir. Bu yüzden bu yazı ile hangi davranışların özel eğitimin zararlı hale gelmesine sebep ve hangi durumların bir şeyin yanlış gittiğine dair işaret olabileceğini açıklamaya çalışacağım. 

1- Özel eğitim sonrası çocuğunuzun ruh sağlığında bozulmalar oluştu

Eğer çocuğunuz normalde iyi kötü sakin ve mutlu bir çocuk olmasına rağmen özel eğitime başlar başlamaz ruh sağlığında ciddi bozulmalar oluştuysa bu eğitimin zarar verdiğine dair bir uyarı olabilir. Çocuğunuz özel eğitime başlamasından kısa bir zaman sonra yatağını ıslatmaya başladıysa, kabus görme sıklığı arttıysa, sık sık ağlama veya durup dururken sinirlenme gibi durumları arttıysa özel eğitimin çocuğa nasıl etki ettiğini bir kez daha sorgulamak gerekebilir. 

Her çocuk yeni bir ortama girdiğinde veya yeni bir rutine alışmak zorunda kaldığında sıkıntılar yaşayabilir. Otistik çocuklar söz konusu olduğu zaman bu sıkıntılar daha ileri seviyede olabilir. Fakat bir çocuğun özel eğitime başlar başlamaz ciddi depresif belirtiler göstermesi ve bunun uzunca bir süre devam etmesi dikkat edilmesi gereken bir durum. Otizm alanında çalışan bazı uzmanlar otistik çocukların verdiği duygusal tepkileri anında otizme bağlama ve ciddiye almama eğilimine girebiliyorlar. Bu yüzden eğer çocuğunuzun duygusal olarak kötü etkilenmiş olduğunu düşünüyorsanız kendi hislerinize güvenmeniz uzun vadede çok faydalı olabilir. 

2- Çocuğunuzun hayır demesine izin verilmiyor

Ne yazık ki birçok özel eğitim veren kişiler ve kurumlar çocukların sınırlarına gerekli önemi göstermiyor. Bu yüzden bazı eğitim veren kişiler çocuk bir durumdan çok rahatsız olsa dahi yapılan şeyi durdurmuyor ve çocuk hayır dese bile ciddiye almıyor. Engelli çocuklar grup olarak istismar edilmeye çok açık kişiler. Bu yüzden engelli çocuklara hayır demelerinin önemli olmadığı mesajını vermek çok tehlikeli ve çok kötü sonuçları olabilecek bir durum. Ayrıca hayır demesi engellenen kişilerin bir süreden sonra hiçbir kötü muameleyi fark edememe ve bu yüzden tepki verememe ihtimali var. 

3- Eğitimdeki beklentiler çocuğunuzun yaşına ve kişiliğine uygun değil

Özellikle özel eğitim çocuğun yaşına ve kişiliğine uygun bir şekilde tasarlanmalı ve uygulanmalı. Eğer çocuğunuz verilen eğitim yaşına veya kişiliğine hiç uygun değişse, sürekli olarak aşırı seviyede zorlanmasına sebep oluyorsa bunun mutlaka düzeltilmesi gerekiyor. Eğer çocuğunuz için belirlenen hedefler ve eğitimler mümkün değilse bunu eğitimcilerle ve kurumunuzla konuşmak işe yarayabilir. Fakat endişelerinizi dinlemiyorlarsa ve bunun için bir sebep sunmuyorlarsa bu endişe verici bir durum. Çocuklarıyla doğduğundan beri zaman geçiren ailelerin çocuklarının sınırlarını ve neyin onlara iyi geleceğini bilmesi çok daha olası. Bu yüzden otistik bir çocuğun ebeveyni olarak bir programın otistik çocuğunuza zarar verdiğini düşünüyorsanız haklı olma ihtimaliniz çok yüksek. 

4- Çocuğunuzun fiziksel sınırlarına saygı duyulmuyor

Maalesef özel eğitimde çocuğun kişisel sınırlarına saygı duyulmadığını görmek nadir olan bir şey değil. Birçok zaman otistik çocuk dokunulmaktan rahatsız olduğunu açık ve net bir şekilde belli etse bile bu isteğine saygı duyulmuyor. Bu davranışın otistik çocuklara öğrettiği tek şey çevrelerindeki kendilerinden güçlü herkesin onlara dokunabileceği, ve onların bu konuda yapabilecekleri hiçbir şey olmadığı.

Engelli çocuklar şiddete uğrama ihtimali çok yüksek bir grup olduğu için bu mesajı bu grup çocuklara vermek inanılmaz sorumsuz bir davranış. Hiçbir çocuğun her zaman kendisine istenildiği gibi dokunulabileceği mesajını almaması gerekiyor. Özellikle çocuk  dokunulmaya çok ciddi fiziksel tepkilerle karşı çıkıyorsa ve eğitim veren kişiler buna hala saygı duymuyorsa bu eğitimin uzun vadeli olarak zararlı olması çok büyük bir ihtimal.

5- Çocuğunuz özel eğitim öğretmenini sevmiyor

Çocukların en başta öğretmenlerine hemen ısınamaması gayet normal bir durum. Fakat bu durum uzun süre geçmesine rağmen devam ediyorsa neden böyle olduğunun düşünülmesi gerekiyor. Özellikle bahsedilen çocuk değil özel eğitimcisini sevmek, o kişiden kaçmaya ve görünce kötü tepki vermeye başlıyorsa mutlaka sebebini araştırmak gerekiyor. Bu her çocuk için geçerli, fakat engelli, özellikle konuşmayan çocuklar için bu konuya dikkat edilmesi ekstra önem taşıyor. Konuşmayan ve çok detaylı iletişim henüz kurulamayan bir çocuk bir kişiden rahatsız olduğunu ifade edecek bir şey yapıyorsa, bu ifadeyi ciddiye almak çocuğun güvenliği için de çok önemli.

Bazen çocukların eğitimi veya eğitimciyi sevmemesi “kaçma davranışı” olarak tanınlanabiliyor. Bu şekilde tanımlandığı için de sanki çocuğun gaklı bir sebebi olamazmış, sanki hiçbir şekilde çocuğu ciddiye almamak lazımmış havası yaratılıyor. 

Bu yaklaşım doğru değil. Elbette her çocuk sevmediği şeyleri yapmamak için bahaneler bulabilir ama ne yaşandığını detaylı bir şekilde anlatamayacak otistik bir çocuğun bir kişiyi sevmemesi her şartta çok ciddiye alınması ve kaçma davranışı diyerek görmezden gelinmemesi gereken bir durum.

6- Çocuğunuz uzun süre geçmesine rağmen özel eğitime gitmeyi istemiyor

Her çocuk yeni bir rutine uyum sağlamak zorunda kaldığında veya yeni bir okula başladığında biraz sıkıntı yaşayabilir. İlk sürelerde uyum sıkıntısı yaşamak, gitmek istememek, belirli işleri yapmak istememek çok normal bir durum. Fakat otistik çocuğunuz özel eğitime başlayalı hatrı sayılır bir süre geçtiyse ve yine de özel eğitime gitmek istemiyorsa veya gittiğinde kötü tepki veriyorsa bu ciddiye alınması gereken bir işaret. Bu konuda karar verirken ebeveynlerin kendi duygularını dinlemesinin de çok önemli olduğunu düşünüyorum. Eğer sürekli olarak aklınızdan “neden hala böyle tepki veriyor” veya “bu normal değil” gibi düşünceler geçiyorsa haklı olma ihtimaliniz yüksek. 

7- Özel eğitim sırasında çocuğunuzun zararsız stimleri bastırılıyor

Stimler otistik insanların kendilerini sakinleştirebilmesi ve ifade edebilmesi için çok gerekli davranışlar. Birçok otistik kişi için stim yapmadan bir gün geçirmek çok ama çok zor ve hayatı çok zorlaştıran bir şey. Ayrıca birçok stim otistik kişinin o anda nasıl hissettiği ve ne düşünüyor olabileceğiyle ilgili çok önemli ipucu veriyor. Örneğin, konuşmayan bir otistikle iletişim metodu henüz netleştirilmediyse bile stimlerine bakarak en azından kişinin mutlu mu veya gergin mi olduğu anlaşılabiliyor. Bu yüzden stimler her zaman çok değerli ve zarar vermediği zaman varlıklarına saygı duyulması gerekilen unsurlar. Fakat birçok eğitimci stimleri “takıntı” olarak adlandırıp bu stimleri tamamiyle yok etme üzerine çalışmaya başlıyor. Bazı stimler zararlı olabilir ve bu stimleri durdurup başka stimlerle değiştirmek çok önemli. Mesela bir çocuk sürekli olarak ağzının içini ısırıp kanatıyorsa onun yerine başka bir stim bulmak önemli. Fakat birçok eğitimci ileri geri sallanma gibi en zararsız stimleri bile durdurmak için çok fazla çaba gösteriyor, ve bu uzun vadeli çocuğa fayda sağlayacak bir şey değil. Bu yüzden eğitimciniz sürekli olarak çocuğunuzun stimlerini durdurmaya çalışıyorsa ve size de durdurmanız için öğüt veriyorsa bu gayet kötüye işaret.

8- Özel eğitim öğretmeni ve/veya gittiğiniz kurumun kurtarıcı kompleksi var

Kurtarıcı kompleksi bir kişinin kendisini bir grup insanın kurtarıcısı olarak görmesi ve kurtardığını düşündüğü grubu da kendisinden aşağı ve pasif olarak görmesine verilen isim. Elbette kurtarıcı kompleksi hakkında daha detaylı bir şekilde konuşulabilir ama şimdilik bu açıklama üstünden bu konuyu konuşacağız. 

Maalesef engelli kişilerle çalışan neredeyse her meslek grubunda kurtarıcı kompleksi ortalama nüfusa göre daha yüksek. Birçok engelli insanlarla çalışan kişiler kendilerini zavallı engellileri ve ailelerini kurtaran harika ve değerli insan olarak görüyor. Bu yalnızca engellilik konusunda gördüğümüz bir şey değil. Aksine neredeyse tüm hak temelli çalışmalar yapılan alanda kendisini kurtarıcı olarak atamaya çalışan kişileri görebiliyoruz.

Bu konuda ailelerin dikkat etmesi gereken nokta şu: Bir grubu kurtarılması gereken kişiler olarak görmek demek, o grubu kendinden aşağı görmek manasına geliyor. Bu yüzden kurtarıcı kompleksi olan kişiler fark etmeden de olsa çok ciddi zararlara sebep olabiliyorlar. Eğer sürekli olarak özel eğitimcinizin kendisini kurtaran, sizi ve çocuğunuzu da kurtarılan grupta olarak gördüğünü seziyorsanız haklı olma ihtimaliniz yüksek ve bu konuya dikkat edilmesi gerekiyor.

9- Gittiğiniz kurum veya eğitimci otizm konusunda yeterli bilgiye sahip değil

Özel eğitim konusunda bilinmeyen bir gerçek: Özel eğitimciler otizmin tam olarak nasıl bir şey olduğuyla ilgili eğitim almıyorlar. Bu yüzden birçok eğitimci otistik çocuklar bir şey yaptıklarında nasıl karşılık vermeleri gerektiği konusunda eğitim almış oluyor, ama çocuğun neden böyle bir şey yapıyor olabileceğiyle ilgili eğitim almamış oluyorlar. Bu tabii ki onların suçu değil ve aslında bu her zaman sıkıntı yaratacak bir durum da değil. Sonuç olarak bir kişinin çalıştığı otistiklere saygıyla yaklaşması için iç dünyalarını çok detaylı bir şekilde anlamalarına gerek yok. Bu yüzden bu konu aslında çok daha gri bir alan. Eğer gittiğiniz yerdeki kişiler çocuğunuza iyi davranıyorsa, herkes mutluysa ve gelişim görüyorsanız eğitimcinin tüm davranışları açıklamaması hiç sorun yaratacak bir şey değil.

Bu konuda sorun şu noktada çıkıyor: Bazen belirli davranışlar çok yanlış bir şekilde yorumlanıp o şekilde tepki verildiğinde çocuklar bundan kötü etkilenebiliyorlar. Bu konuda verebileceğim en iyi örnek yine bu yazıda yazmış olduğun manipülatiflik suçlaması. Eğitimciler bir davranışı bu şekilde açıklamaya çalıştıklarında bunu kötü bir niyetle yapmıyorlar. Aksine davranışı bu şekilde etiketlediklerinde çocuğa yardımcı olacaklarını ve zaman içinde çocuğun hayatının kolaylaşacağını düşünüyorlar. Bu tarz hatalar neredeyse her zaman iyi niyetle yapılıyor. Fakat iyi niyetle yapılsa dahi bu yanlış açıklamaların çocuklara zarar verebileceği aşikar. Bu yüzden eğer yanlış bir durum olduğunu seziyorsanız, bir şeylerin yanlış açıklandığını düşünüyorsanız bu düşüncelerinizi dile getirmeniz çok değerli.

10- Duygusal çöküşleri iyi atlatma konusunda başarılı değiller

Duygusal çöküşler otizm konusunda başa çıkması en zor konulardan bir tanesi. Duygusal çöküşler yaşandığı zaman veya yaşanmadan önce birçok kişi nasıl tepki vermesi gerektiğini bilmiyor ve bu yüzden yanlış yollara sapabiliyor. Fakat şunu unutmamak lazım, otizm alanında hizmet verebileceğini iddia eden bir kişinin duygusal çöküşleri atlatma konusunda çok kötü olması kabul edilebilir bir şey değil. Eğer size otizm alanında destek veren kişi çocuk duygusal çöküş geçirdiğinde öfkeleniyor veya bağırıyorsa, çocuğun sakinleşmesine hiç izin vermiyor ve çalışmaya devam etmeye zorluyorsa, duygusal çöküş esnasında zorunlu olmamasına rağmen çocukları bağlama veya zorla fiziksel olarak sabit tutma davranışı gösteriyorsa bu ciddi anlamda kötüye işaret. Duygusal çöküşler dışarıdan bakan göz için sıklıkla beklenmedik ve başa çıkması zor olaylar. Bu yüzden bu durumu atlatırken beklenen şey mükemmellik değil, ciddi zarar vermeden kaçınma. Eğer eğitimcinizin ve kurumunuzun bu konuda zarar vermiş olabileceğini düşünüyorsanız bu konu her zaman konuşmaya değer. 

Çocuğunuz sıklıkla duygusal çöküş geçiriyorsa, aşağıdaki içeriğe mutlaka göz atın:

11- Sıklıkla size çocuğunuzun manipülatif ve şımarık olduğu söyleniyor

Bunu ilk duyduğumda çok şaşırmıştım ama otistik çocukları manipülatif veya şımarık olmakla suçlamak otizm ortamlarında inanılmaz yaygın bir huy. İşin en kötü yanı da şu: Otistik bir çocuk şımarık olmakla suçlandığı zaman, çoğunlukla bu “şımarık” özellik aslında otizm yüzünden oluşmuş bir davranış oluyor. Örneğin birçok otistik çocuk kalabalık yerlere girdiğinizde kendilerini yerden yere atmaya başlayabilir çünkü çoğu otistik çocuk için kalabalık yerler duyusal olarak cehennemdir. Etraftan gelen tüm sesler, kokular ve diğer uyaranlar çocuğun canını yakıyor olabilir, ve zaten küçük bir çocuk olarak bununla nasıl başa çıkacağını bilmediği için bu şekilde tepki vermesi çok normaldir. Fakat birçok kişi (maalesef buna uzman olması gereken kişiler de dahil) bu tarz davranışları anında şımarıklık veya manipüle etmeye çalışma şeklinde yorumlayabiliyor. Birçok kişi böyle durumlarda çocukların ilgi çekmeye çalıştıklarını veya kendi istedikleri yapılsın diye olay çıkardıklarını iddia ediyor. Halbuki böyle durumlarda otistik çocuklar söz konusu olduğunda durum çok daha basit. Canları yanıyor, çok strese giriyorlar, başa çıkma yöntemleri yok ve bu yüzden çok fazla tepki veriyorlar. 

Çocukları yanlış şekilde manipülatif veya şımarık olarak etiketlemek her çocuğa çok zarar verecek bir şey. Fakat otistik bir çocuk çok strese girdi veya canı yandı diye tepki verdiğinde onu manipülatif olarak etiketlemek ve o şekilde davranmak uzun vadede aşırı zarar verecek bir durum.

Bu yüzden eğer otistik çocuğunuzun tepkileri sıklıkla şımarıklık olarak etiketleniyorsa ve ona göre tepki vermeniz talep ediliyorsa bu tavsiyeleri sorgulamak çok önemli. 

12- Gördüğünüz kurum veya eğitimci kendilerinden eğitim almazsanız çocuğunuzun hayatının mahvolacağını iddia ediyor

Özellikle çocuğu yeni otizm teşhisi almış birçok aile eğer özel eğitim almazlarsa çocuklarının hayatının mahvolacağını, çocuğun asla konuşamayacağını ve asla kendi hayatı olmayacağını duyuyor. İlk olarak şunu çok netlikle söylemek istiyorum ki, özellikle küçük çocuklar söz konusu olduğu zaman yetişkinliklerinde nasıl olacaklarını tahmin etmek hiç kimsenin kesin bir şekilde yapabileceği bir şey değil. Sadece bir çocuğa otizm teşhisi vererek ileride konuşup konuşmayacağını, ne kadar süre özel eğitime ihtiyacı olacağını veya bağımsız olup olmayacağını anlamak mümkün değil. Biraz daha büyük çocuklarda belirli tahminler yapmak mümkün, ama bu tahminleri yaptıktan sonra bunu değiştirecek şeyin özel eğitim olup olmadığını bilmek de mümkün değil. Bu yüzden eğer görüştüğünüz eğitimciler ve uzmanlar size sürekli olarak eğitim almak zorunda olduğunuzu yoksa çocuğunuzun geleceğinin mutlaka çok kötü olacağını söylüyorsa bu çok kötüye işaret. Özellikle gittiğiniz kurum size kendilerinin para karşılığı verdiği eğitimi almazsanız çocuğunuzun başka hiçbir şekilde gelişip öğrenemeyeceğini söylüyorsa net bir şekilde yalan söylediklerinden emin olabiliriz.

Yeni otizm teşhisi almış bir çocuğa sahip olmak çok savunmasız bir süreç. Bunu fark eden birçok yer ebeveynlerden faydalanmak için yapabilecekleri her şeyi yapıyorlar. Binlerce liralık eğitimi almazsanız her şeyin mahvolacağını, yüzlerce liralık vitamini çocuğunuza içirmezseniz beyninin gelişmeyeceğini söylüyorlar. Bunların hiçbiri doğru değil. 

13- Gittiğiniz kurumda çocukların fotoğrafları ve videoları sık bir şekilde paylaşılıyor

Birçok özel eğitim kurumu eğitim alan çocukların fotoğraflarını ve videolarını paylaşarak reklam yapma yolunu seçiyor. 

Hatta bununla yetinmeyip çocukları duygusal çöküş geçirirken paylaşmayı seçen özel eğitim kurumları dahi var. 

Bu yerlerden uzak durmak, eğer başka gidilecek hiçbir yer yoksa sizin çocuğunuzun resmini paylaşmalarına izin vermemek çok ama çok önemli. Çocukları birçok zaman en kötü anlarında çekip kendileri bundan faydalansın diye paylaşan yerlere güvenmek çok kötü bir fikir. 

Bu yazıyı bitirirken şunu söylemek istiyorum, dünyada harika özel eğitimciler, çocuklar iyi olsun diye hayatını verecek insanlar ve engelli çocukların iyiliği için her şeyi yapacak topluluklar var. Otistik bir çocuğa sahip olunca sanki herkes size karşıymış ve hiç iyi şeyler yapan kişiler yokmuş gibi hissetmek çok normal, çünkü dışarı baktığımızda gördüğümüz şeyler korkunç seviyelerde acı ve adaletsizlik dolu. Bu yüzden aklınızdaki şüpheler ve korkular her zaman çok değerli. Fakat binlerce insan otistikler için çalışıyor ve biliyorum ki gelecekte çok daha adil ve yaşanılabilir bir toplum yaratacağız.

O zamana kadar otistik çocuğu olan ebeveynlerin bilmesini istediklerim şunlar: İçgüdüleriniz çok değerli. Çocuklarınızın zarar gördüğünü düşünüyorsanız sizi “çocuğunun hayatı mahvolacak” laflarını dinleyin.

Özel eğitim birçok çocuk için çok hayati ve çok yararlı bir eğitim. Fakat özel eğitim olmadığında hiçbir çocuğun asla gelişmeyeceği bilgisi doğru değil. Bunu tahmin etmek mümkün olan değil. 

Otistik çocuklar için yapabileceğimiz en iyi şey birçok insan tarafından sevgi ve saygıyla karşılanabilecekleri bir ortam yaratmak, ve bu da yalnızca eğitimle değil, aynı zamanda hak talep etmekle olabilecek bir şey. 

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.