Otizm ve Pika // Çeviri

a person sitting on wooden planks across the lake scenery
Photo by S Migaj on Pexels.com

Pika da otizm gibi toplum tarafından yanlış anlaşılan bir durum. Birçok zaman bu konularda teşhis almak çok uzun sürüyor. Benim için otizm teşhisi almak kırk sekiz sene sürdü. Henüz pika teşhisi almadım. Sık sık yemek dışında şeyler yememe rağmen şu seviyede teşhis almanın bana yardımcı olacağını zannetmiyorum (dişlerim dışında).

Otistikler olarak birçok zaman komorbid durumlar deneyimliyoruz. Benim deneyimlediğim, hayatımı en çok etkileyen komorbid durumlar depresyon ve anksiyete. Ayrıca pika isminde çok garip olduğunu düşünebileceğiniz bir komorbid bir durumum var. 

Pika direkt otistik olmamla mı alakalı bilmiyorum ama beynim farklı bir şekilde işlediği için (aynen her otistik gibi), pika da benim otistik olma deneyimimin garip bir yan etkisiymiş gibi hissediyorum. 

Pika yemek olmayan şeyleri yemeye verilen isim. Yani pika yemek olmayan her türlü şeyi yemeyi kapsayan bir durum. Hoş marketten alınan yemeklerin çoğunda yemek olmayan maddeler de ilave edilmiş oluyor. Örneğin “demir içerir” denilen bir mısır gevreği başka demir içeren gıdalarla desteklendiği için demir içeriyor olmuyor. Onun yerine mısır gevreğine çok ince bir şekilde öğütülmüş demir eklenmiş oluyor. 

Benim durumumda yediğim pika maddeleri çoğunlukla toprak, taş ve minerallerden oluşuyor.

Bu spesifik pika çeşidinin ismi geophagia.

Fotoğraf betimlemesi: Farklı şekillerde ve renklerde beş tane taş (demirtaşı, buhar kömürü ve antrasirt) beyaz bir tabağın üstünde duruyor. Tabağın yanında bir çatal ve bıçak var. Bu maddeler yazarın yediği şeylerden yalnızca bazıları.

Güvenlik uyarısı: Yemek olmayan şeyleri yemek çok tehlikeli olabilir. Yemek olmayan şeyleri yemek hiçte tavsiye edilen bir şey değil ama ben yediğim şeyleri tüketmenin ne kadar güvenli olduğuyla ilgili araştırmamı yapıyorum.

Birleşik Krallıkta yaşıyorum ve burada bulunan bazı topraklar sizi hastaneye gönderecek tarzda topraklar. Bazı bitkiler ve mantarlar ise sizi öldürebilir. Yediğim şeyler konusunda hep sorumluca davrandım. Yaşadığım yerde bazı topraklar aşırı miktarda arsenik ve kurşun gibi ağır metaller içeriyor. Bitkiler için de aynısı geçerli. 

Geçenlerde Güney Galler’de olan (şimdi kapatılmış) bir bara gittim ve oraya giderken yolda bir parça kömür ve biraz demir taşı buldum. Bar turistik bir yer (ama hafta içi öğlen saatlerinde sakin oluyor. Yani benim gibi otistik bir insan için ideal bir mekan.)

Barda turistler vardı. Benim kömür yediğimi ve demir taşını yaladığımı gördüler ve bana barın yemek servis edip etmediğini sordular. 

“Hayır, yemek satmıyorlar” dedim. Onlar da bana nereden yemek aldığımı sordular.

“Yemek değil” dedim. “Etrafta bulduğum mineraller.”

Şaşırdılar ama minerallere ilgi duyuyorlardı, ben de onlara kömürün yarısını ve demir taşının tamamını verdim. Kömür ve demir alanını ziyaret eden yabancı turistler olarak bu hediyelere karşı minnet duydular.

Kömürün yarısı ve sinsice bir beherglas içinde sürekli yanımda taşıdığım buzul kil ile evime geri döndüm. 

Toprağın, kilin -özellikle buzul kilinin-, tebeşirin, turbanın ve fosillerin tadını seviyorum.

Bu yazıyı birçok otistiğin yaşadığı bir durum olan pika hakkında farkındalık yaratabilmek için yazdım. Eğer birisi yemek olmayan şeyler yiyorsa lütfen onu yargılamayın ama aynı zamanda güvende olduğundan emin olmaya çalışın.

Eğer sizde pika olabileceğini düşünüyorsanız bir doktorla konuşun çünkü bu durum demir eksikliğinin veya başka bilinmeyen bir sorunun belirtisi olabilir.

Ayrıca eğer pikası olan bir otistik tanıyorsanız onun (ve benim) hayatlarımızı anlamak için çaba göstermeye çalışın. 

Orijinal Yazı : https://neuroclastic.com/autism-and-pica/

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.