“Hepimiz maskeleme yapıyoruz!” Hayır, yapmıyoruz.

Turuncu arkaplan önüne antik tarz beyaz bir heykel bulunuyor. Kaşlarını bükmüş, kafası sağa eğilmiş. Siyah cerrahi maske takıyor.

Otizmde maskeleme hakkında konuştuğumuzda bu yorumu duymak sık yaşadığım bir durum. 

Bildiğiniz üzere otizmde maskeleme otistik kişilerin topluma uymak ve göze batmamak amacıyla otistik davranışlarını baskılayıp, daha nörotipik standartlarauygun şekilde davranmaya başlamasına deniyor.

Bunu duyan nörotipik kişiler kendi topluma uymaya çalışma deneyimlerini düşünüp kendilerinin de otistik maskeleme yaptıklarını ve bunun nasıl bir bir deneyim olduğunu bildiklerini düşünmeye başlıyorlar. 

Fakat bu doğru değil. 

Hayır, hepimiz maskeleme yapmıyoruz.

Otistik kişilerin maskeleme olarak adlandırdıkları süreç ile nörotipik kişilerin topluma uymak için verdiği çabalar birbirinden çok farklı deneyimler oluyor.

Maskelemeyle ilgili birçok otistik kişiden duyduğum en önemli şey maskeleme denen şeyin insanın tüm hayatını, tüm kişilik özelliklerini ve tüm davranışlarını etkilemesi.

Eğer otistik bir insan olarak toplumda var oluyorsanız içinizden gelen doğal davranışlar uygun kabul edilmez. Bu davranışlar ne kadar zararsız, ne kadar kimseyi incitmez ve hatta ne kadar yararlı olsa da otistik davranışlar “garip” gözüküyorsa hemen bunları bastırma zorunluluğu ortaya çıkarılır.

Tüm bu baskı sonucunda otistik kişiler göz teması canlarını yaksa ve çok huzursuz hissettirse bile göz teması kurmaya, stim yapmamak patlayacakmış gibi hissetmeye sebep olsa da stim yapmamaya başlamaya, belli bir şekilde iletişim kurmak sürekli tetikte olmayı mecbur kılsa da o şekilde iletişim kurmaya mecbur kalır. Otistik davranışların kabul edilemez görülmesi,otistik kişileri her davranışlarını en ince ayrıntısına kadar değiştirmeye zorlar.

Bu değişim süreci otistik kişi davranışlarını değiştirdikten sonra da bitmez. Otistik kişi davranışlarını değiştirip en rahatsız hissettiği şekle girdikten sonra bir de bunu uzunca bir süre devam ettirmek zorundadır. Eğer otistik kişinin anlayışlı ve onun otistik davranışlarına saygı duyan bir ailesi varsa maskeleme süreci yalnızca işte, okulda veya toplum içinde olduğu süre boyunca devam edip ondan sonra evde rahatlamasına izin vermek şeklinde yaşanabilir. Fakat birçok otistik kişi kendilerini anlayan ailelere sahip değildir. 

Birçok otistik kişi kendilerini anlayan ailelere sahipolmadığı için sürekli olarak otistik değilmiş gibi davranmak ve kendilerine en uymayan davranışları göstermek zorunda kalabilir. Bu da en kendisine uymayan şekilde davranmak zorunda kalmış otistik insanların bunu senelerce 7/24 sürdürmek zorunda kaldıkları manasına geliyor. 

Nörotipiklerin büyük bir çoğunluğu hayatları boyunca bu denli gerçek ihtiyaçlarını gizlemek zorunda kalmazlar çünkü zaten sistem onların ihtiyaçları üstüne kurulmuştur.

Gündelik hayatta iletişim, hareket etme biçimi, neyin uygun olup olmadığı nörotipik standartlarına göre ilerler. Bu yüzden nörotipik kişilerin büyük bir çoğunluğu bu standarta uyma konusunda bazensıkıntılar yaşayabilseler bile uyum sağlamak nörotipikkişiler için çok daha kolaydır. Yeni ortamlara uyum sağlayabilmek birçok nörotipik için içgüdüsel bir olaydır çünkü neredeyse her ortam nörotipiklerinbeyinlerine uygun şekilde işler.

Otistikler için maskeleme çoğu zaman zorunludur

Otistik maskeleme denilen şey toplumda kabul görmek ve takdir edilmek için değil, bazen yalnızca aç kalmamak veya öldürülmemek için yapılan bir şeydir.

Otistik maskelemeyi nörotipiklerin deneyimlerinden ayıran en büyük unsurlardan bir tanesi budur. Birçok otistik (özellikle etnik azınlıkta olan ve/veya beyaz olmayan otistikler) hayatı boyunca toplum içinde çöküş geçirdiği an saldırıya uğrayacağından korkarak hayatını geçirir. 

Özellikle siyahi ve etnik azınlıkta olan otistikler için otistik davranışlar yüzünden “garip” gözükmek polisle karşı karşıya gelindiğinde büyük bir tehdit yaratır. 

Yanlışlıkla toplum içinde stim yapmak veya iletişim kurallarını çözememek iş bulamamaya, bu da parasız kalmaya sebep olabilir.

Toplum tarafından garip olarak görülen otistikler fiziksel saldırıya uğrayabilir. 

İletişim kurallarını çözüp uygulayamayan otistik çevresi tarafından tamamiyle dışlanabilir.

Çöküş geçiren bir otistik polis tarafından şiddete uğrayabilir ve hatta öldürülebilir.

Bu tarz senaryolar nörotipiklerin korktuğu senaryolar değildir. 

Tüm bu unsurlar bir araya gelince nörotipik kişilerin topluma uyma mücadeleleri ile otistiklerin çoğu zaman öldürülmemek veya zarar görmemek için yaptığı maskelemenin aynı olmadığı ortaya çıkıyor.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir