Ekibimizle Tanışın! // Deniz

Merhabalar ben Deniz. 24 yaşındayım. Otistik bir üniversite öğrencisi ve aktivistim. Kendime aktivist diyorum çünkü otistik çocuklar kendilerini yalnız hissetmesin, insanlar onları anlasın diye bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Ben küçükken çevremdeki insanlar bana benzemediği için çok yalnız ve mutsuz hissediyordum. Benim gibi bir sürü insan olduğunu bilmiyordum. Farklı olmam her alanda insanların dikkatini çekti ve çoğu zaman bundan hoşlanmadılar ve bana kötü davrandılar. İlk başlarda bunun benim suçum olduğunu, herkes gibi olmayı beceremediğimi zannediyordum. Meğersem sadece beynim farklı çalışıyormuş. Otistik olduğumu kabul ettikten ve otistik olmanın kötü bir şey olmadığını anladıktan sonra kendimi de sevmeye başladım. Herkes sevilmeye değerdir ama en çok kendi kendimizi sevmeye ihtiyacımız var.
Otistik özelliklerim günlük hayatta bana zorluk çıkarabilir ama bu gene de kendimi ve otistik olmayı sevemeyeceğim anlamına gelmez. Sonuçta zorluk çekiyor olmam benim veya otizmin suçu değil. Bana bir alanda zorluk çıkartan özelliklerim başka alanlarda güzel şeylere dönüşebiliyor.

Mesela ben duyulara karşı çok hassasım. Karmaşık seslerin olduğu ortamlara dayanamıyorum, başım ağrıyor ve midem bulanıyor. Ama dışarı çıkmam gerektiğinde kulaklığımı takıp güzel müzikler dinliyorum ve bu beni çok mutlu ediyor. Müzik dinlemeyi çok seviyorum ve ses hassasiyetim sayesinde müziği daha derinlemesine taktir edebildiğimi düşünüyorum.

Ya da koku hassasiyetim kötü ve yoğun kokular içinde bulunmayı zorlaştırsa da, güzel kokan şeyler beni otistik olmayanlardan daha çok mutlu ediyor belki de.

Ekolalim var aynı zamanda. Ekolali başkalarının söyledikleri kelimeleri ve çıkardıkları sesleri tekrar etmek anlamına geliyor. Ekolali sayesinde İngilizce öğrendiğimi düşünüyorum. Etrafımdaki sesleri taklit ederken de çok eğleniyorum. Kedim bir ses çıkarınca ben de aynısını yapıyorum ve onunla iletişim kuruyorum bir nevi.

Benim gibi kişilere alışık olmayan toplumda yaşamak bir çok alanda beni zora sokuyor. Sosyalleşmekte ve arkadaşlık kurmakta zorlanabiliyorum. Ama ben kendimi otistik biri olarak sevmeye başlamadan önce bu durum çok daha kötüydü benim için. Sürekli olarak etrafımdakiler gibi davranmaya çalışıyordum ama beceremiyordum. Bu hem benim yorulmama hem de insanların beni garipsemesine sebep oluyordu. Şimdi beni olduğum gibi kabul eden arkadaşlarım var. Bir de otistik arkadaşlar edindim, hepsi harika insanlar ve çok iyi anlaşıyoruz. İnsanın kendi topluluğunu bulması çok değerli bir şey ve bu insanlar benim kendimi sevmeme de yardım ediyorlar.

Otistik olmak iyi veya kötü bir şey değildir. Otistik olmak insan olmanın bir çeşididir sadece. Bu çeşitliliğe tahammülü olmayan insanların bize kendimizi bozuk hissettirmesine izin vermememiz gerekiyor. Ben ellerimi sallayarak, ileri geri sallanarak mutlu oluyorum ve kimseye zarar vermiyorum. Dışarı çıkarken kulaklık ve gözlük takmaya ihtiyaç duyuyorum. Bazı şeyleri çoğunluktan farklı şekilde yapıyorum veya birileriyle iletişim kurmak için desteğe ihtiyaç duyabiliyorum.
Otistik olmayı sevmek için otistik özelliklerimin çok yararlı olması gerekmiyor. Otistik olmayı seviyorum ve bununla gurur duyuyorum çünkü kendimi seviyorum ve kendimle gurur duyuyorum. Otizm benim bir parçam, kimliğim. Zorluk da çeksem, otistik özelliklerim harika da olsa hepsi bana ait özellikler ve hepsi çok güzel. Kendimi sevmeyi haketmek için başkalarının onayına ihtiyacım yok.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 yorum “Ekibimizle Tanışın! // Deniz”